YÜKSEK LİSANSLA YÜKSELEN HAYAT

İş dünyası gücünü BİLGİ’den alıyor

Dünyadaki gelişmelerin gün geçtikçe ivme kazandığı ve iş dünyasında rekabetin arttığı son dönemde, yüksek lisans eğitimi pek çok insan için kaçınılmaz bir kazanım haline geldi. İstanbul Bilgi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ege Yazgan, 21. yüzyılda yüksek lisans eğitimine dair sorularımızı yanıtladı.

  • Sizi ekonomi sayfalarından ve ekranlardaki piyasa yorumlarınızdan tanıyoruz. Sizce dünya piyasalarındaki son kriz istihdama nasıl yansıdı? Kriz dönemlerinde ve işsizlik arttığında yüksek lisansa talebin yoğunlaştığı yönünde bir tespit var, doğru mudur?

2008 Dünya Ekonomik Krizi gelişmiş ülkelerde, ekonomik durgunluk ve işsizliğin artması ile sonuçlandı. Bu eğilim henüz yeni yeni bazı ülkelerde tersine dönmeye başladı. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler ise krizin büyüme üzerindeki olumsuz etkilerini çok kısa bir zamanda tersine çevirmeyi başarabildiler, ancak buna rağmen istihdamda ciddi artışlara ulaşmayı henüz başarmadılar. Kriz dönemlerinde işsizlik arttığında yüksek lisans eğitimine talep gerçekten de artıyor. Bunu özellikle gelişmiş ülke ekonomilerinde gözlemliyoruz. 2008 krizini takip eden dönemde bu durum gerçekleşti ve hatta hala devam ediyor. Bunun nedeni ekonomik krizi takiben işsiz kalan veya iş piyasasına yeni katılan ama iş bulamayan eğitimli kitlenin, iş bulmalarını kolaylaştıracak donanıma yüksek lisans eğitimi ile ulaşabileceklerine inanmaları. Yüksek lisans eğitimi onların, iş piyasasında rakipleri ile daha iyi rekabet edebilecekleri bilgi düzeyine ulaşmalarında yardımcı oluyor. Diğer yandan kriz dönemi bittiğinde, iş piyasası açıldığında, kaybettikleri işlere nazaran daha iyi iş bulabilecekleri bir konuma geliyorlar. İnsanlar işsiz kaldıkları dönemi, boş oturarak değil, beşeri sermayelerine yatırım yaparak değerlendiriyorlar ve kriz bittiğinde çok daha donanımlı bir şekilde iş piyasasına geri dönüyor ve uzun vadede, kaybettiklerini fazlasıyla kazanabiliyorlar.

BİLGİ’de profesyonel dünyayı ve bilimsel yaklaşımı buluşturan bir ortam mevcut (SPOT)

  • BİLGİ Yüksek Lisans Programları bu talebe nasıl karşılık veriyor? Özellikle değişen ve rekabetçi dünyaya ayak uydurmak için izlediği eğitim politikası var mıdır?

Hızla değişen dünyada iş piyasasının ihtiyacı olan insan kaynağının niteliği değişiyor. Bu nedenle yüksek lisans eğitiminin, iş gücünün kendini yenilemesine yardımcı olmak gibi bir işlevi de var. BİLGİ Yüksek Lisans Programları bünyesinde iş dünyasının ihtiyaçlarına cevap verebilecek nitelikte çok geniş bir yelpazesi var. Öğretim kadroları sadece akademisyenleri değil aynı zamanda iş dünyasından uzmanları da kapsıyor. Doğal olarak, bu programların birçoğu işletme bilim çatısı altında yer alıyor. MBA programlarından, farklı pazarlama ve finans programlarına, insan kaynakları ve hukuk eğitimine kadar uzanan geniş bir yelpaze söz konusu. Tabii bu amaca hizmet eden programlarımız sadece işletme ve hukuk alanı ile de sınırlı değil, iletişim alanında yer alan birçok program da söz konusu. Yine bu çerçevede değindirilebilecek psikoloji gibi yüksek lisans programları da var. Bunların dışında amacı akademik dünyaya bilim insanı yetiştirmeye odaklanmış birçok yüksek lisans programımız mevcut. Ancak bu programların odak noktalarının bilim insanı yetiştirmek olması iş piyasasının ihtiyaçlarına cevap veremeyecekleri anlamına gelmemektedir. Sonuçta her yüksek lisans programı müfredatı bilimsel içeriklidir, aksi zaten mümkün olamaz, ancak bu bilimsel bilginin ne kadarının ve hangilerinin öğrencilere nasıl sunulduğu fark yaratmaktadır. Aksi de doğrudur, iş dünyasının ihtiyaçlarına odaklanmış bir yüksek lisans programının müfredatı da bilim insanı olmak isteyenlerin kendilerini geliştirmelerine izin verecek muhteviyattadır.

Online eğitim tüm dünyada hızla yayılıyor

  • Yüksek lisansta çoğunlukla çalışan bir kitle eğitim alıyor. Sizin öğrencilerinizin çalışan oranı kaç ve eğitimden beklentileri ne? Neden BİLGİ’yi seçiyorlar?

Öğrencilerimizin çoğunluğu çalışanlardan oluşuyor. Öğrencilerimiz başlangıçta çalışmıyorlarsa da eğitimleri sırasında çalışma hayatına atılabiliyorlar. Programlarımızın iş dünyasının insan kaynağı talebine uygun eğitim vermesi bunun en önemli nedeni.

  • Türkiye’deki ilk online yüksek lisans programı BİLGİ’de açılmıştı? Online ve hibrid eğitim ile ilgili bakış açınız ve gelecek planlarınız nedir ve kimlere önerirsiniz?

BİLGİ’de bu online programı kuran kadroda bizzat yer aldım. Online ve hibrid eğitimin faydalarına ve klasik eğitimin ötesinde öğrenme olanakları tanıyacağına inanıyorum. Şu anda hala online eğitim zaruretler nedeniyle tercih ediliyor. Çok az insan klasik eğitim alma şansına sahip olduğu halde online eğitim almayı tercih eder diye düşünüyorum. Ancak ileride online eğitim, zaruretler nedeniyle değil, sağladığı farklı olanaklar nedeniyle tercih edilir hale gelecek. Eğitim alanları dışındaki öğrenme süreçlerinin ciddi bir bölümü şu anda online olarak yürüyor; hayatımızın önemli bir bölümü online olarak yaşanıyor. Eğitimin de bu yöne doğru hareket ettiği meydanda. Bu durumun artarak devam edeceğinden hiç kuşkum yok.

  • BİLGİ’de yüksek lisans alanında ne gibi yenilikler var ve olması planlanıyor?

Şu anda en önemli projemizi online eğitim alanında gerçekleştiriyoruz. Geçtiğimiz yıl Bankacılık ve Finans Online yüksek lisans programını açtık. Bu yıl ise İnsan Kaynakları Yönetimi, Stratejik Pazarlama ve Satış, Uluslararası Finansman ve Muhasebe, ve Yönetim Bilişim Sistemleri alanlarında online yüksek lisans programları sunmaya hazırlanıyoruz. Bu tarz programların sayısını giderek arttırmayı hedefliyoruz.

  • Son olarak, mezunları nerelerde görmek mümkün? BİLGİ öncesi ve sonrası önemli kariyer sıçramaları veya bireysel gelişim hikâyeleri duyuyor musunuz?

Mezunlarımızı çok farklı alanlarda görmek mümkün. İş dünyasında önemli pozisyonlara gelmiş mezunlarımızın yanında yetiştirmiş olduğumuz akademisyenlerimizle de gurur duyuyoruz. Kariyer sıçramaları hikâyeleri duymak mümkün, elbette bu ilerlemelere BİLGİ’de alınan eğitimin de katkısı olmuştur. Öğrencilerimizin başarıları bizi mutlu ediyor.

KUTU (ASAF SAVAŞ AKAT)

Lisansüstü eğitim, kariyer planlamasının en kritik unsurlarından birine dönüştü

  • Teknolojik değişim, hızlanan küreselleşme, gelişen ülkelerin artan ağırlığı, vs. yeni koşullar ekonomilerde yetişmiş insan gücü gereklerini de dönüştürüyor. Aynı anda gelecekle ilgili belirsizlikleri arttırıyor. Bu koşullarda alanında fark yaratmak ve uluslararası fırsatlar yakalamak isteyen gençler nasıl kariyer planları yapmalı? Sizce yüksek lisans eğitiminin değeri de etkileniyor mu?

Asaf Savaş Akat:

Sözünü ettiğiniz teknolojik, ekonomik ve sosyal dönüşümlerin 21. yüzyılda iyice hızlanacağını kabul etmeliyiz. Yeni nesiller kariyerlerine ebeveynlerinden çok farklı bir dünyada başlıyor; giderek bu fark büyüyecektir. Bir boyutu, bilginin ve yaratıcılığın öneminin artmasıdır. Analiz, sentez, vizyon ve iletişim yeteneklerini, kutunun dışında düşünme becerilerini geliştirenler mukayeseli üstünlük kazanıyor. Diğer boyutu, küçülen dünyada kariyeri ülke sınırlarına sıkıştırmanın zorlaşmasıdır. Kurumlarla birlikte kariyerler de çok-uluslu nitelik kazanıyor. Bu eğilimlerin giderek güçleneceğini görüyoruz. Aynı anda kariyer rekabeti de küreselleşiyor ve sertleşiyor. Başarının çıtası yükseliyor. Yerelin en iyisi olmakla yetinen için ciddi tehlike; kendini gerekli şekilde hazırlayan için büyük fırsattır. Bu nedenlerle lisansüstü eğitim kariyer planlamasının en kritik unsurlarından birine dönüştü. Farkı yaratan, kariyer sıçramasının önünü açan yetenek ve becerilerin pekişeceği düzeydir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir